beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



İslam Dininde Şehitlik Mertebesi.

Şehit Cenazeleri Yıkanıp Kefenlenir mi ? Şehitliğin Türleri...

facebook-paylas
Güncelleme: 14-04-2023 02:02:29 Tarih: 14-04-2023 01:56

İslam Dininde Şehitlik Mertebesi.

Şehit kelimesi ya meful anlamında kendisine şahitlik edi­len (meşhûdun leh) veya fail anlamında şahittir. Meful anla­mında alınırsa, ölüm anında yanında melekler hazır ve şahit oldukları veya Allah tarafından cennete girme ile lehine şahitlik yapıldığı ya da ölmeyip diri olduğuna şa­hitlik yapıldığı için şehit adı verilmiş oluyor. Fail anla­mına alınırsa, diri (hay) ve Allah’ın huzurunda kutsal bir ma­kamda hazır bulunduğu veya Allah tarafından ken­di­sine hazırlanan büyük nimet ve ikramları müşahede ettiği ya da Allah’ın Peygamberini inkâr edenlerin aleyhine kı­yamet günü Hz. Peygamberle birlikte şahitlik edecekleri için şehit adını almış oluyorlar. Ayrıca Hz. Peygamber’in, “Ben on­la­rın Allah yolunda canlarını verdiklerine şahit ve şe­fa­atçiyim.”[23] buyurdukları için de onlara bu ad verilmiş­tir.[24]


Bilindiği gibi İslâm hukuku kitaplarında pratik hayatta hak ve yükümlülük gerektiren konu ve meseleler ele alın­maktadır. Şehitlikle ilgili bölümlerde de kamil şehit veya dünya ve ahiret şehidi adı verilen şehit çeşidine yapılması gereken bazı pratikler olduğundan ötürü, daha çok bu ko­nu­da açıklamalar yapılmakta, tarifler verilmekte, ge­rek­li şartlar sayılmakta; bunun dışında kalan şehit çeşitleri hak­kında fazla bir tafsilat verilmemektedir. Bundan ötürü de şehitliğin terim tarifi yapılırken diğer şehit çeşitleri he­saba katılmamaktadır. Biz bu durumu göz önüne alarak ön­ce şehitlerin çeşitlerine dair açıklamalar yapacak da­ha sonra da kamil şehit için verilen tarif ve şartları kay­det­meye çalışacağız.


ŞEHİTLİĞİN TÜRLERİ


Kaynaklar üç çeşit şehitten söz ederler. Bunlar, dünya ve ahiret şehidi veya kamil şehit, dünya şehidi ve ahiret şehidi olarak adlandırılırlar. 

 

ŞEHİTLERİN GÖMÜLMESİ

 

Hz. İbn Abbas’tan rivayet edilmiştir: “Hz. Peygamber, Uhud şehitlerinin demir ve deri cinsinden olan giyecekle­rinin çıkarılmasını ve geri kalan elbiseleri ile gömülmele­rini emretti.”[38]


Bu ve benzeri hadislere dayanılarak şehide uygulana­cak şu hükümler verilmiştir:


a. Şehit Kefenlenmez 


Kandan başka bir pislik (necaset) bulaşmamışsa, şe­hi­din elbisesi çıkarılmaz ve ayrıca bir kefenle de kefen­len­mez. Ancak elbisesi kefen olmaya yetmiyorsa[39] tamam­­lanır. Par­ke, zırh, çelik yelek, miğfer, bot, mess, deri giye­cekler vb. ise çıkarılır. Bu şekilde muamele edil­mesinin vacip olduğuna hükmedenler de bulunmakta­dır.[40]


b. Şehit Yıkanmaz 


Elbiseleri çıkarılmayan şehidin üzerinde kandan başka bir pislik (necaset) bulunmuyorsa yıkanmaz. Bunun vacip olduğunu söyleyenler olmakla birlikte sünnet olduğuna dair görüş tercih edilmiştir. Ancak Şafii mezhebine göre şehidi yıkamak haramdır. Delil olarak da, Kur’an nassıyla hay (ha­yatta, canlı) olduklarının sabit olduğu ve Hz. Pey­gamber’in Uhud şehitlerini yıkamadığı rivayetleri kulla­nılmaktadır.[41]


c. Şehidin Cenaze Namazı Konusu


Bu konuda mezhepler arasında ihtilaf bulunmaktadır. Hanefi mezhebine göre şehidin cenaze namazı kılınmalı­dır.[42] Nitekim Hz. Peygamber’in Uhud şehitlerinin cenaze namaz­larını kıldırdığına dair hadisler bulunmaktadır. Me­se­lâ İbn Ab­bas şöyle diyor. “Uhud günü şehitler onar onar getirildi ve Hz. Peygamber namazlarını kıldırdı. Hz. Hamza ise bütün şehitlerin namazı bitinceye kadar kaldı­rılmadı, yerinde bırakıldı.”[43] Yani her on kişi ile birlikte Hz. Hamza’nın namazı tekrar kılınmış oldu. Diğer üç mez­hebe göre ise şe­hi­din cenaze namazı kılınmaz.[44] Çünkü cenaze namazı ölüye dua­ ve şefaat anlamındadır. Oysa şehidin yükseldiği merte­be­de bunlara ihtiyacı yok­tur. Di­ğer taraftan cenaze namazı­nın kılınabilmesi için cenazenin temiz olması gerekir. Oysa şehidin cenazesi yıkanmadığı için hükmen temiz değildir. Hz. Peygam­ber’in Uhud şehit­lerinin namazını kıldırdığına dair ha­disler ise zayıftır.[45]


d. Bir Mezara Birden Fazla Şehidin Gö­mül­me­si


Savaş zamanı olağan üstü bir zamandır. Günümüzün ge­liş­miş teknolojisine rağmen, savaşlarda ölen kişilere, normal zamanda ölen bir kimseye yapılan işlemi uygula­mak müm­kün görünmemekte veya çok büyük zorluklar doğur­mak­ta­dır. Bir anda ve bazen binleri bulan savaş şehi­­di­ni tek tek, sular ısıtarak yıkamak, üçer dörder kat kefenlemek, her birine istenen ölçülerde mezar kazmak ve cenaze merasimi yap­mak, olağan üstü bir zorluk çıka­racaktır. Evrensel olan İslâm, ihtiyaç görüldüğünde, bir­den fazla şehidi aynı mezara ve yıkamadan, kefenleme­den hatta alimlerin çoğunluğuna göre namazını bile kıl­dırmadan gömmeye cevaz vermiştir.[46]


Deniz ve Hava Şehitleri


Hz. Peygamber döneminde savaşlar daha çok karada ya­pı­lırdı. Gemi tekniği gelişmediğinden ötürü deniz sa­vaşları ya yoktu veya yok denecek kadar azdı. Onun için Hz. Pey­gam­ber, deniz şehitlerine az değinmiştir. Ancak, denizin zor­luk­larından ötürü onların kara şehitlerinden üstün olduklarını dile getirerek, denizde şehit olanların, karada şehit olanlara nazaran iki kat sevap alacaklarını şöyle belirtmiştir: “Allah Taala, ruhların alınması için ölüm meleğini görevlen­dir­miş­tir. Fakat deniz şehidinin canını biz­zat kendisi alır. Borç dışında kara şehidinin bü­tün gü­nahlarını affeder. Deniz şehidinin ise, borcunu da af­feder.”[47] Belki de deniz şehitlerine iki kat sevap veril­mesi, borcunun da affedilmesi demektir. Kul hakkı olan borcun affedilmesi için, alacaklının Allah tarafından razı edileceği şeklinde bir şerh koymak uygun olur kanaatin­deyiz.
Hava taşımacılığı ve havada yapılan savaşlar ise, hem ya­kın bir geçmişe sahiptir, hem de denize nazaran daha teh­li­keli, daha riskli ve daha ürperticidir. Onun için ha­vada kaza­ya uğrayarak veya düşmanla çarpışarak şehit olmak, kara ve deniz şehitlerine nazaran kişiyi, belki üç-dört kat sevaba mazhar edebilir.

 

 




Kaynak: Haber Merkezi

Editör: İzzet Dönmez




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DİNİ BİLGİLER Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI