Son günlerde Ülkemizde yaşanan zehirlenme olaylarına gün geçtikçe hemen hergün bir yenisi daha ekleniyor.Öyleki ülkemizde son 1 hafta içersinde toplam 356 kişi çeşitli il ve ilçelerde çeşitli sebeplerden dolayı zehirlendi.Yaşanan bu zehirlenmelerin tek sevindirici yanı zehirlenen kişilerin çoğu hastanedeki tedavilerinin ardından iyileşirken maalesef geçtiğimiz günlerde İstanbul'da anne ve 2 çocuğunun hayatını kaybetmesi gibi vahim sonuçlarada ulaşabiliyor.
Ülkemiz artık öyle bir hale geldiki gıdaların bozulmasının yanı sıra sözüm ona esnaf ve gıda maddeleri üreten firmalarda bozulmuş durumda. Bakın Tarım Ve Orman Bakanlığı hemen her ay taklit-tağşiş yapılan gıdalar listesini güncelliyor, peki Tarım Ve Orman Bakanlığı güncellediği vu listede bulunan firmalar hakkında caydırıcı yaptırımlar uygulayabiliyormu ? bu konu fazlasıyla tartışılması gereken bir konu. Neden mi çünkü Tarım Ve Orman Bakanlığı'nın yayınladığı bu listelerde aynı firma isimlerini sık sık görüyoruz bu da demek oluyorki adı geçen firmalar taklit-tağşiş yapmaya ve doğrudan halk sağlığı ile oynamaya devam ediyor. Denetim mekanızması çürümüş ve kokuşmuş vaziyette, yazılan cezalar ve yaptırımlar bırakın halkın sağlığı ile oynayanları caydırmayı sanki bu firmalara ödül gibi geliyor. Örnek verecek olursak gıda firmalarına kesilen cezalar neredeyse trafik cezaları seviyesinde, ayrıca firmalar ödediği cezanın neredeyse 100 mislini taklit-tağşiş yaptığı gıdaları tekrar piyasaya sürerek çok kısa bir zamanda kendilerini amorti ediyor.
Değerli dostlar gelin şimdi ülkemizde yaşanan son 1 hafta 10 günde yaşanan zehirelenme olaylarına bakalım.
-Karabük'te dönerden 28 öğrenci zehirlendi
-Rize'de 94 kişi mevlütte tavuktan zehirlendi
-Bursa'da tavuk pilavdan 11 tarım işçisi zehirlendi
-Kayseri'de sucuk yiyen 80 öğrenci zehirlendi
-Samsun'da 5 öğrenci hamburgerden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı
Bitmedi daha dün meydana gelen ve bugün basında yer alan haberlere göre ;
-Kastamonu Doğanyurt’ta bir mevlüde katılan 45 kişiden 30’u yedikleri tavuklu pilav ve ayran sonrası hastanelik oldu.
-Tabzon'da ise 100 kişi düğün yemeğinde yedikleri tavuklu pilav ve sarmadan zehirlendi.
-Zonguldak’ta ise düğün yemeği sonrası 8 kişi zehirlendi.
Şimdi bu zehirlenme olaylarını başından itibaren ele alacak olursak burada ki asıl suç halk sağlığı ile oynayan firmalardan belki daha fazla Devletin denetleme mekanizmasının. Şimdi zehirlenme olaylarına bakıyoruz çoğu mevlüd yemekleri, düğün yemekleri, öğrenci yurtlarında ki yemekhaneler yani genelde toplu tüketim alanları zehirlenme vakaları için biçilmiş kaftan ayrıca halkın rağbet ettiği çoğu restoran ve tüketim salonların'da da halk sağlığı suistimal edilmeye devam ediyor, bunu yayınlanan listelerde görmemiz mümkün.
Şimdi bu tür organizasyonlar yapılmadan önce bir denetim mekanizması çalışıyor mu ? buna bir bakmak lazım. Düğün vb. gibi toplu yemek tüketilen yerlerde yemeklerin yapılacağı gıda maddeleri ve yemeklerin yapıldığı alanlar ne kadar denetleniyor ? Tüketilen gıda madeelerinin gıda tüzüğüne uyup uymadığını denetleyen veya pişirilecek alanların ne kadar temizlik şartlarına uygun olduğunu, ne kadar hijyenik olduğunu denetleyen var mı ? yok.
Ayrıca birde şu durum mevcut ki bu tür şeyleri zaman zaman duyuyoruz A parti belediyesi A partili firmaları B parti Belediyesi B partili firmaları es geçiyor, yada cezai bir yaptırım uygulamıyor, yada diğer kamu görevlilerini cezai işlem yapılmaması için ikna ediyor. Konunun bu yönde de çok sıkı bir şekilde ele alınması lazım, çünkü olan hep yine halka oluyor.
Denetleme mekanizmasının çalışmadığı yerde ülkemizin en iyi çalışan kurumlarından bir tanesi cenaze hizmetleri devreye giriyor maalesef.
Saygılar Bizden Efendim.
izzetdonmez064@gmail.com