BÖCEK ISIRMASI
Tatarcık, arı, karınca ve örümcek ısırmalarında şu emareler görülür: 1. gün sokulan yer kızarır ve şişer. 2. gün birinci gün olanlar tekrarlanır. Ayrıca baş dönmesi, mide bulantısı, ishal olur. 3. gün baş dönmesi sona erer ama mide bulantısı devam eder ve şişkinlik artar. 4. gün üçüncü gündeki belirtiler gider ama şişkinlik artar. 5. gün hafif bir açlık hissedilir.
Bir de kene ısırması vardır ki bazen ölüme sebebolur. Bilhassa Kırım Kongo kanamalı ateşine neden olan kenenin vücuda yapıştığında mutlaka bir hekim tarafından çıkartılması gerekir. Kesinlikle ısırılarak veya başka birisi tarafından çıkarılmamalıdır.
Kene yapışmasında, üzerine yağ damlatılarak cımbızla saat yönünün tersine çevrilir. Ama en doğrusu hiç ellemeden doktora gitmektedir.
Sülük yapışması: sülükler kirli kanı emdiklerinden yararlıdırlar. Sigara veya herhangi bir ısı kaynağı ile uzaklaştırılırlar.
Köpek ısırması: kuduz köpeklerin ağızları salyalıdır ve göz bebeklerinde simetri yoktur. Sudan korkarlar ve kuyrukları bacaklarının arasında gezerler. Isırılma durumunda yara bol su ile yıkanmalı ve kapatılarak pansuman için hemen hasta neye gidilmelidir. Tetanos ve kuduz aşısı olunmalıdır. Köpeğin yakalanması ve 10 gün karantinaya alınması gerekir.
Akrep ve örümcek ısırmalarında yapılacaklar, ilgili bölümde anlatılmıştır.
Zehirli Yılan Isırması Durumunda Yapılacaklar
Zehirli yılan ısırınca, zehir dişlerinden akarak vücut içine iki koldan yayılır. Bunlardan biri kan dolaşım sistemidir, fakat zehir dişinin doğrudan damar içine batması ender görülen bir olaydır. Böyle olduğunda zehir çabuk yayılır ve birkaç dakika içinde etkisini gösterir. İkinci yol lenf dolaşım sistemidir. Zehir vücut içine daha çok bu yol ile yayılır. Lenf yoluyla yayılma yavaş olur. Fakat zehirin bazı toksik unsurları temasa geldikleri dokuları ve ince damarları tahrip ederek, kan ve lenfin dokular arasına sızmasına neden olurlar. Lenf yoluyla yayılmada vücudun hareket ettirilmemesi gerekir, çünkü hareket zehirin yayılmasını hızlandırır. Zehirin lenf yoluyla yayılması önlenmezse, sonunda zehir kana karışmış olur ve daha tehlikeli bir durum ortaya çıkar.
Zehir Miktarları
Yılanların zehir miktarları yılanın boyu ve zehir kesesinin büyüklüğü ile ilgilidir. Ama bir yılan ısırdığında zehirin tamamını boşaltabileceği gibi, dilerse hiç boşaltmayabilir. Bu tamamen onun kontrolündedir. Korkmuş ve kızmış bir yılan zehirinin tamamını boşaltabilir. Yine zehirin miktarı kadar zehirin şiddeti
ve toksisitesi (zarar verme kapasitesi) de önemlidir. Türkiye’deki zehirli yılanların zehirleri düşüktür ve sağlıklı bir insan için öldürücü değildir. Isırılan yer şişer ve bu yerde ağrı devamlı duyulur. Türkiye deki yılanların zehiri ancak küçük memeliler veya sürüngenler (Fare, tavşan, kedi, köpek, kertenkele vs) için öldürücüdür, ancak bu yılanlar tarafından ısırılan bir kişiye de hiç vakit kaybetmeden ilk yardım uygulanmalı ve gerekiyorsa yılan serumu yapılması için derhal hastaneye kaldırılmalıdır.
İlk Yardım
Isırılan kişi ısıran yılanı yakalamaya çalışmamalıdır. Çünkü bu durum diğer ısırma ve yaralanmalara sebep olabilir. Ayrıca hareket, zehirin yayılmasını hızlandırır. Her yılan ısırması zehirli yılan ısırması anlamına gelmez. Çoğu kez insanlar zehirsiz yılanlar tarafından ısırılır. Hatta zehirli bir yılan ısırsa bile her zaman zehir enjekte etmeyebilir. Yılan türlerinin ısırmalarında eğer zamanında önlem alınırsa ölüm çok enderdir. Tedavi edilmemiş engerek ısırmalarında dahi 24 saat içinde bir ölüm olayı hemen hemen imkansızdır. Bununla birlikte yılan ısırmaları ciddiye alınmalıdır. Şayet yarım saat içinde ısırılan yerde bazı belirtiler ortaya çıkarsa, bir zehirlenme ihtimali vardır. Bu durumda tedaviye geçmek için vakit kaybetmemelidir. Ancak telaşlanma ve heyecan aynı şekilde tehlikeli olabilir. Bu bakımdan hasta yatırılmalı ve sakinleştirilmelidir.
Yılan zehirine aşırı duyarlı bazı hassas kimselerde ısırılma olayından hemen sonra kasılmalar ortaya çıkar, bu durumda oldukça çabuk tıbbi yardım gereklidir.
Eğer zehirli yılan sokması olayı gerçekleşiyorsa; ısırılan yerin 8-10 santim üzerinden mendil, kravat, serum lastiği gibi bir bağ ile sıkılmalı, bağ ne çok gevşek ne çok sıkı olmalıdır ve arada bir gevşetilmelidir. Bundan amaç, deri altındaki lenf hareketlerini durdurmak ama kan dolaşımına engel olmamaktır. Baskı öyle düzeyde olmalıdır ki bilekteki nabız atışı hissedilmelidir. Ayakta ise nabız atışı topuktan alınmalıdır. Eğer ısırık zehirli yılan ısırığı ise ve eğer yılan zehrini boşalttı ise (bunu ısırma yerine yakın çok büyük ağrı, şişkinlik ve ödemli kızarıklık oluşmasıyla anlarız) ve eğer hastayı 1 saat içerisinde hastaneye yetiştiremeyeceksek, o zaman ısırılan yerin biraz üstünü antiseptik, alkol, tentürdiyot vs. ile temizledikten sonra temiz bir bıçak veya jiletle uzunlamasına ve damara gelmeyecek şekilde çok ufak bir yarık açarız. Bu yarık artı şeklinde değil birbirine paralel olacak şekilde ve derinliği 5-6 milimetre kadar açılmalıdır. Zehir bu yarıktan emilerek ya da çekilerek akıtılır. Zehirin çıkması için açılan yarıkların ağızla emilmesi veya vantuz ile yaklaşık 15-20 dakika boyunca çekilmesi gerekir. Ağız ile emilecekse emen kişinin ağzında yara bulunmamalıdır ve emilen sıvı derhal tükürülmelidir. Ancak ağız ile emmektense daha iyisi plastik bir şırınganın ön kısmı kesilerek vantuz olarak kullanılmalıdır ve zehir bununla emilmelidir. Hasta mümkün olduğunca yavaş hareket ettirilmeli ve kendisine kesinlikle alkollü içecek verilmemelidir.
Hastaya hiçbir tedavi uygulanmasa bile ölüm olayı 24 saatten önce gerçekleşmez. Bu yüzden acele edilerek yanlış bir hareketten kaçınılmalıdır.
Hastaya yılan serumu enjekte etmek ve diğer rahatsızlıkları bakımından tedavi altına almak için en kısa zamanda bir doktora müracaat edilmesi veya bir hastaneye götürülmesi gereklidir. Yılan serumu bir doktor tarafından yapılmalıdır. Serum sadece 2. ve 3. tür zehirlenmelerde tatbik edilir. Çünkü bir görüşe göre panzehir aşırı duyarlılığı olan kimselerde ölümcül şoklara neden olabilir. Eğer yukarıda belirtildiği gibi, hastaya ısırılan yerin 8-10 santim üzerine kesi yapıldıysa 1. tür zehirlenmelerde yılan serumu uygulamaya gerek yoktur. Ancak kesi yapılmadıysa yılan serumu uygulanabilir. Ama doktor nezaretinde ve eğer mümkünse hastanede yapılmalı.
Zehirlenme Anında Yapılacak Pratik, Hayat Kurtarıcı Bilgiler
Panik yok. Zehirlenen kişiyi ve zehirli maddenin kutusunu telefonun yanına getirip, Zehir Danışma Merkezi 114ü hemen arayınız. Verilen talimatı aynen uygulamak gerekir. Ağız yoluyla zehirlenmişse, şuuru kapalıysa ağızdan bir şey vermeyiniz. Nefes yoluyla zehirlenmişse, temiz havaya çıkarınız. Dumandan uzaklaştırınız, biliyorsanız suni teneffüs yapınız. Deri yoluyla zehirlenmişse, bulaşmış çamaşırları çıkartınız. Deriyi temiz su ve sabunla yıkayınız. Göze sıçradıysa temiz su ile bol bol yıkayınız. Kendinizi korumayı ihmal etmeyiniz.
Bunlara Çok Dikkat Ediniz
Her zaman zehir danışma telefonunu kolay ve görülebilir bir yerde bulundurun. Zehir danışmayı acil durumlar dışında da sorularınız için arayabilirsiniz. Evdeki bütün zehirli maddeleri kilitli veya çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklayınız. Çocuğunuzu yalnız başına bırakmayınız. Zehirli maddeleri gıda kaplarına koymayınız. Çocukların yanlarında ilaçlara şeker demeyiniz. Bilmiyorsanız evde konserve yapmayı denemeyiniz. Üstü şişmiş konserve kutularını açmayınız. Doğadaki mantarı kesinlikle yemeyiniz. Son kullanma tarihi geçmiş hiçbir gıda maddesi almayınız. Çocuklar sizi taklit eder, önlerinde ilaç içmeyiniz.
Böcek Isırılmalarına Karşı Şifalı Bitki Kürleri
Bizler için bir eczane olan tabiatta şifa kaynağı binlerce belki de milyonlarca bitki çeşidi mevcut. Uzman hekimlerce yapılan araştırmalar bu şifalı bitkilerin özelliklerini ve hangi tür hastalığa iyi geldiğini ortaya çıkarıyor. Her hastalığın tabiatta bir tedavisi olduğu gibi böcek ısırmaları için de tedaviler mevcut. Bunlar aşağıya çıkarılmıştır.
Maydanoz: tohumlarının ve yapraklarının kaynatılmasıyla elde edilen saf maydanoz suyu, arı ve haşarat sokmasında sokulan yere sürüldüğünde ağrıyı geçirir.
Adaçayı: yapraklarından yapılan merhem, sivrisinek ve arı sokmasında acıyı dindirir, kaşıntıyı önler. Yaprakları veya kökünün, haşarat ısırma ve sokmalarında enfeksiyon oluşumunu önleyici etkileri vardır. Çok miktarda alınırsa mide bulantısına neden olur.
· Çalı kavağı: ezilmişi arı sokmalarında sokulan yere sarılarak etkisini gösterir. Zeytinyağı karıştırarak elde edilen merhem yanıklara da faydalıdır.
· Devetabanı yapakları ezilip merhem haline getirilerek yaraların, çıbanların, böcek sokan yerlerin üzerine sarılırsa çabuk iyileşmeleri sağlanır.
· Sarımsak: rendelenmiş olarak yara, çıban ve zehirli hayvanların soktuğa bölgeye sarıldığında iyileştiği görülecektir.
Taze su teresi veya zeytin yapraklarının dövülmesinden elde edilen özsuyu ısırılan yere sürülür.
Haşaratın ısırması ve sokması esnasında bir tutam çentiyane yenir. Bu arada ılık su ile kompres sonrasında, dövülmüş çentiyanenin bal ile karıştırılmasıyla elde edilen karışım ısırılan yere sürülür.
Taze can erik havanda dövülerek elde edilen usareden ısırılan yere sürülür.
Aynısafa: arı iğnesinin neden olduğu şişmeyi ve ağrıyı giderici, takdire değer ilaçtır.
Sarımsak ve soğan lapa haline getirilerek doğrudan ısırılan yere sarılır.
Çoban dayağı otu, eşek turpunun yaprakları ile birlikte tuzlu suda 20 dakika kaynatılır. Sıkılarak elde edilen posa, merhem kıvamına gelinceye kadar dövülmüş sarımsak ilave edilerek yoğrulur. Hazırlanan merhemden pansumandan sonra yaraya sürülerek bandajlanır.
Kurutulmuş Hint kokası sert bir zeminde dövülerek ezilir. Elde edilen toz, yara kanatıldıktan sonra üzerine ekilerek bandajlanır.
Sinirli ot (pişik otu): sivrisinek, arı ve benzeri böceklerin sokmasına karşı son derece etkilidir. Kullanım şekli: çay için bitkiden bir çorba kaşığı yaprak yarım litre kaynar su ile haşlanarak 15 dakika kadar demlendirildikten sonra süzülerek içilir.
Fesleğen: Yapraklarıyla vücudu ovarak böceklerin yaklaşması önlenebilir. Piyasada satılan bitki bazlı birçok haşarat kovucunun içeriğinde yaban fesleğeni vardır.
Dağ nanesi, güçlü bir haşarat kovucusudur.